4.04.2008

korku filmlerinde olabilecek en korkunc 5 zamazingo

occam'in usturasi diye bir hadise vardir.. anladigim kadariyla sadece tip ogrencilerine 101 dersinde ogretilen bir hadise bu.. biz ekonomistlere ogretmediler.. kendim ogrendim ben.. onu da tv dizilerinden (scrubstan tam olarak) filan.. "cocuklar eger bir nal sesi duyuyorsaniz, akliniza ilk gelen sey, yani bir atin geliyor olmasi dogrudur.. bu da occam'in usturasidir.. yani akla gelen ilk sey dogrudur" ... vav.. ilk ders icin süpper bir hikaye bence.
bize ne ogrettiler "insanlarin ihtiyaclari sonsuz, ama kaynaklar sinirlidir" sikeyim..

öncelikle sunu soylemeliyim ki bravo occama.. bugun ben bi ustura ile dolansam "azuş manyamis" diye dolanirlar.. adam masallah adini vermis tüm bi literature.. her hangi bir tip ogrencisini bu hikaye ile kandirabilir "selam ben occam.. evet usturali olan.." diyebilir.. bu hadiseye tavim.. yani isimlendirmenin antik yundan yapilmasina..

her neyse...

benim anlatmak istedigim nokta, occam'in usturasi dusturunu kullanarak süpper korku filmleri yapilabilir.. ya da bence korku filmlerinin korku objeleri her sekilde occam'in usturasi dusturunu kullanarak yapilmalidir..

misal veriyorum: en sahane occam'in usturasi (hayatim boyunca bi daa ustura demek istemiyorum bu entry sonrasinda) ornegi ne? nal sesi ve at.. hah.. simdi nal sesi duydugumuzda, at geldigini düsünüyoruz dimi? bingo.. karakterimizi bir hastane holine oturtalim.. arkadan da basalim nal sesini.. herkes ne düsündü "buradan bir atli geciyor".. ama lan hastane burasi? hastanede at ne arar? ürkünc dimi?

bu baglamda siraliyorum...

1. ölü bebek:

bu benim hayatimda en cok korkutugum sey.. gercek anlamda soyluyorum bir sekilde ölü bebek gorursem, gazetede, internette veya filmlerde bakamiyorum. korkudan dona kaliyorum, aklim duruyor, kahroluyorum..

ilk sanirim 92-93 yiliydi gazedete, saddam huseyin'in gazla zehirledigi insanlarin arasinda gormustum bir ölü bebek.. kanimin cekildigini hatirliyorum. hayatta gorulebilecek en kötü mefta goruntusu olmasinin yaninda bebek ölüsüydü.. sonrasinda pkk'nin bastigi köylerde öldürdügü bebeler gorundu gozlerime.. gormez olaydim, bilmez olaydim keske.. gercekten travmatik, gercekten berbat goruntuler.. düsmani'min veyahut darth vader in bile gormesini istemem..

gittim arastirdim ettim.. "ulan" dedim kendi kendime "nicin korkuyorum ben bu ölü bebekten bu kadar cok" korkumun üzerine gitmek icin ölü bir bebek bulamaz, veya bi bebek öldüremezdim.. sonrasinda buldum dostlarim.. tamamen hadise occam'in usturasi dingilligi ile uyusuyor..

2. kücük kiz cocugu gülüsü:

bu gülüs hele ki bir yaz aksami balkonda otururken birden nereden geldigi belli olmayan bir kiz cocugu gülüsü duyarsam tirlatiyorum, tüylerim diken diken oluyor ama tirlatmadan evvel..

bunun yegane nedeni yillardir bilincimizi kemiren korku filmleridir dostlarim. suspiriadir ne bileyim carrie dir olmadi freddydir derken 2000 li yillara geldigimizda ayni kiz cocugunu küresel isinma ve kurakliga ragmen islatip "islak kiz cocugu" yapmak hangi akillinin fikriyse buradan alkisliyorum kendilerini. ama yine de hic bir kiz cocugu -islak olsa dahi- gülen bir kiz cocugunun sinir bozuculuguna yenilmeden duramaz..

hayir alenen katil olasim geliyor oyle anlarda.. elime bicak alip "hanginiz gülüyor lan!!" diye sokaga firlayasim geliyor.

nick hornby den alinti yaparak sunu demek isterim
"which one came first?
murder or little girls' laughs.." (turkce meali su sekilde şey edemeyen arkadaslar icin: hangisi daha önce geldi? şevkatli bir dokunus mu yoksa kücük kizlarin yüreklerimizin sevgisine sigmayan gülüşleri mi?)

3. kapali bir kapinin arkasindan gelen korkunc sesler ve isiklar (korkunc isiklar gibi.. a alternatif bir rock grubu olabilir)

ünlü filozof mick jagger'in soyledigi gibi "cinayet, bir öpücük uzaktadir" her zaman her zaman insan bilinmezler hakkinda korku duyar.. colomb amerikayi bulmadan once "ulan ya dunya düzse" demediyse gerizekalinin daniskasidir.. bu da boyle bir hadise işte.. kapali kapinin arkasindakinin ne oldugunu bilmemek, ama orada bir hadise oldugunu bilmek insani cileden cikartir.. cok ama cok korkutur.. sis'i de bu bilinmezlige dahil edebiliriz..

4. ölmüş olmasi gereken ama beklenineni vermeyen insan..

zombi olarak adlandiriyoruz bunlari.. bence cok korkunc. insanin en yakinini zombi oldu diye toplumdan dislamasini anlamlandiramiyorum ben. dahasi bunun gerekliligi hakkinda kafamda cok kotu sorular oluyor.. insanlar adaplariyla ölmeliler bence. bir noktadan sonra "ah pardon beynini yemeyi unutmusum" diye dirilmemeliler.. ayip denen bir hadise var..

5. bülent ersoy...

türk sinemasi korku filmlerinde suradan suraya gidemiyorsa elindeki boyle mükemmel bir degeri kullanamadigindandir.. ismi lazim degil'i derhal türk korku sinemasina entegre etmek, japonlarin "islak kadini" gibi "dombili travesti" konsepti yaratmamiz gereklidir.. bana kalirsa..

3.26.2008

tecavuz dahi fantezi edilir kimilerinde


erkeklerin yüzde 24'ünde kadinlarin da yüzde 36 sinda var olan bir fantezi türü imiş bu tecavuz fantezisi..hadiseyi house md nin bi bölümünden sonra arastirdim.. simdi bu rakamlari gotumden sallasam kimsenin "hadi canim" diyecegini sanmiyorum.. ama yine de bu rakamlari gotumden sallamadigimi bir sekilde bulusturdugumu bilmelisiniz.. (crépault c, couture m (1980). "men's erotic fantasies".) (referans verdim anasini satiim.. entry degil makale yaziyoruz)

yine kadinlarin yüzde 10'u tecavuz fantezilerinin "en ama en cok hoslarina giden" fantezi oldugunu aciklamislar.. erkeklerin yüzde 46.2'si seks sirasinda kadinin karsi koymasini ama sonra yelkenleri suya indirmesini tahrik edici bulurken, kadinlarda bu rakam 44.7 deymis.. bu kadinlarin yüzde 15 i paralarinin yarisiyla gofret.... tamam sacmalamiyorum..

bu olgunun aciklanmasinda kullanilan en bilindik yontem "seks yaptigi icin üzülen, kahrolan, kendilerini harap eden insanlarin, seks yaptiklari icin alabilecekleri sorumluluktan kacma duygusu" imiş.. yani haspam seks yapacak, ama ayni zamanda kendisi istemedigi icin gunaha da girmeyecek.. suclu hissetmeyecek kendisini.. hirsizlik yapmadan aniden zengin olmak isteyip, cebine para düsmesini beklemek gibi bir hadise sanirim bu.. olur mu lan oyle? hoooşt derler insana.. ama cok ciddi bir makalede oldugumuz icin demezler.. simdilik..

kadinlarinki boyle aciklanabiliyor.. ama erkeklerinki tam olarak aciklanmiyor.. erkeklerin seks düsünmedikleri anlarda uyuduklarini varsayarsak, oyle cok da kurcalamanin gerekliligine inanmiyorum ben.. yani erkeklerin yüzde 40 kusurati tecavuzu seksi buluyor olabilir ama neyi seksi bulmuyoruz ki efendiler.. bugun bana sorsalar "su turuncu cokanatlari seksi buluyor musun" deseler "yüzde 12.6 im seksi buluyor bence.." diye cevap veririm.. yani erkegin nedenini cok sorgulamaya gerek yok..

ama illa ki sorgulamak isteyen, septik bir manyaksak, onu da soyle aciklayabilirim ki "erkekler yaptiklari isin o kadar takdir edilmesini istiyorlar ki, tecavuz ettigi kadinin dahi hadiseden zevk almasi ve cosmasi, delirmesi onlari fanteziden fantağziye sürüklüyor"

bir kinsey, bir freud olmadigim icin bunun psikinaliz yonunu ele alamiyorum.. yunan mitolojisini de oyle aman aman bilmedigim icin de "bu hadise ilk kez penelope tarafindan uydurulmus bir seydir. tarihte ilk tecavuz hadisesine ganymedes rastlanmis, zeus tarafindan tecavuze ugramak o donemlerde en sahane fantezilerden biri oldugu icin bu fantazilere "ganymedes sendromu" diyoruz" diyemiyorum..

hülasa fantezi güzel birseydir.. ama bazen güzel bir sey olmayabilir.. buna tarih karar verecektir (hey yavrum hey)

2.16.2008

minare seklinde kolonya sisesi


en sonunda efsanevi minare seklindeki kolonya sisesini buldum dostlarim.. gitti gidiyorda satiliordu hemen aldim.. cocuklugum bu siseyle oynayarak gecti.. fakat adam gittigidiyorda satarken soyle bi not düsmüs "minare 21 cm boyunda... başarilar" hayir nesine basarili olucaz onu anlamadim ben.. yazik.. bir de kapagini kaybetmis heralde.. zira sifri olmasi gerekir idi.. ki bu haliyle basarmamiz cok zor..

9.04.2007

Geçmişimle gurur duymuyorum

Abdullah Gül'ün cumhurumuzun başına gelişi ile geçmişte yaptigi hadiselere didik didik edildi bildiginiz gibi.. ben de "vay efendim nasil gecmiste soyle yapmis biri, simdi boyle olur" diye cemkirdim, dost mecliselerinde dile getirdim.. Fakat dostlarim benim her zaman soyledigim bir lafim var igneyi baskasina cuvaldizi kendinize batiracaksiniz.. bu baglam da ben de gecmisimi irdelemek istiyorum

1983-1984 yillari arasin asiri dinci orgutler zamani:

İşte kanıtlari, işte fotograflari ile o günler.. Nato'nun sovyetlere karsi gazlamasi ile ben de bir aralar dinci kesime yüklendigimi kabul etmeliyim. Cephe gerisi islami faliyetlerim cok uzun sürmediyse bunun tek nedeni dua stilimi "kendime ozgu" kurmam ve bunun orgutce kabul edilmemesi.. Modernist bir islam anlayisi kabul gormuyor bu ortamlarda dostlarim..

1984-85 arasi orduya sizma girisimleri:

Basarisiz asiri dinci orgut deneyimi sonrasinda, yönetimde soz sahibi olma istegim durdurulamamis olacak ki bu kez de orduya sizmaya calisilmis. Fakat kadin cizmeleri ile nereye kadar denerek, kücük mücahit gorevimiz "sezercik" adi verilen bir serefsize takdis edilmistir.. Azuthcuk olacakken sezercik olmasi memleket adina talihsizliktir...

1985-86 Üniforma askindan delirmek:


Bu konu hakkinda uzun uzadiya konusmak istemiyorum.. ama fotograftan bile anlasilacagi sekilde itfaiyeden korkan bir insaniz..



1986-1988 Yeralti düğünleri:

İşte bir skandalin fotografi daha.. arkada ünlü mafya babasi n.a. nin adamlarindan "fikret meşe" ve onun dogum gununde mutlu bir sekilde dans eden bendeniz.. Mafya ile bu kadar içli disli oldugum o günlerden mutlak bir kanit..


Böyleyken böyle dostlarim.. insanlar baskalarini elestirirken kendi gecmislerine de goz atmalilar kanimca..

8.14.2007

cinsi münasebette bulunma şekilleri

ön münasebet: gencler arasinda ön sevisme de denebilecek bu pozisyon 1612 yilinda kütahyali demirci ustasi izzet tarafindan bulunmustur..

zaten hali hazirda durumu vahim olan beyefendinin tenasul organina karsi hatun kisiyi hazirlamak acisindan bir gorev bilinci icerisinde yapilmalidir. beyefendi dudaklarini hatun kisinin boynuna kulagina ve bilhassa gerdan diye tabir ettigimiz yoresine koyarsa kisa süre zarfinda hatun kişi "hadi bey" diyecek boylelikle mutlu bir izdivac olacaktir..

1714 yilinda cinsel munasebet hakkinda yazilmis cinsi münasebet afyon ve musiki adlı kitabinda "sürmeneli abdullah celebi" ön münasebetin "ne azinda ne cogunda tam kararinda yapilmasi icin bir mumum 1 santim altina bir akce saplanmasini ve o akce yere düsünce esas munasebete gecilmesini ögütlemistir...


cavurlaştıran : bu pozisyon venedikli cavur misyonerler tarafindan ilk kez kuban adi verilen adalarda yapilmak istemis halk bu hareketleri gorunce "bravo bravo" diyerek mütala etmistir.. adi bu yüzden misyoner pozisyonu olarak kalmistir..

bu pozisyonda hanim efendi sirtini yataga yüzünü de allaha vererek beyfendinin üzerine gelmesini temasa eder. arada destek verici "hadi yigidim","beline kuvvet" gibi laflar bulunursa beyfendi daha bir rahatlar ve hanfendiyi mutlu etmeye calisir. yanniz er kişinin yeniçeri ocaginda ogretilen ve şın-i av adi verilen akrobatik hareketlerdeki yetenegi misyoner şeklindeki kabiliyetini percinleyecektir..



ata binme: gayri muslimlerin ozellikle yeni kitadakilerin rodeo olarak adlandirdiklari bu yontem hatun kisilerin en cok begendikleri yontemin basinda gelir.. Yeditepe Zindanlari katibi hamamda bayilan ziya efendinin kaleme aldigina gore bu pozisyonu ilk olarak hatun kişilere soz hakki taniyan godos alamanlar bulmustur. sonralari tutulan bu yontem devlet-i azam'imiza yani osmanliya kadar gelmistir..

bu durusta yildizlari izler gibi sirt üstü yatan erkek kisinin zekerinin üzerine kadin kisi tüner. eger erkek huysuz yaradilista ise kadinin erkegi zaptetmesi zaman almakla birlikte bu zaptedis kadini deli divane edebilir. iş bu durumda kadinin "hadi beybim hadi azmanim ucur beni oh bebek" gibi icine seytan girmiscesine soylevleri olabilir. anlayisla karsilanmasi gereklidir..

zira bu hadiseyi anlayisla karsilamayan kadikoyun esrafindan ördekten korkan ömer bey zevcesini hocaya okutmaya goturmus, olaylari anlatan hatun kisi sayesinde hoca dinden cikmis ve meczuba donusmustur..
yandaki minyatür tam olarak bu sekli anlatmasa da baska bi minyatür bulamadim.. sonucta ata biniliyor..


bacak omza!: yine yenicerilerin buldugu fisfislanan yontemlerden biridir.. "tüfenk omza" adli bir komutu evinde zevcesi ile oynasirken latife icinde "bacaaak omza" diye soyleyen bir yeniceri cavusunun gordugu manzara karsisinda delirdigini kahvedeki arkadaslari yeminler ve billahlar tarafindan anlatmislar o gün orada o hikayeyi dinleyen herkesin evinde tam 9 ay 10 gün sonra bebek seslerinin yükseldigi soylene gelmistir..

bacak omza munasebetinde hanfendi bacaklarini sanki "bütün gün ev isi yaptim cok yoruldum" der gibi beyinin omuzlarina koyar.. danimarka kralliginin cocuklarimizi zehirlemek icin buldugu leg-go adi verilen oyuncaklar gibi birbirine gecmeliymis gibi bir duruma düsen er kisi firsati degerlendirip ayni zamanda bel hareketleri ile de hareketin devamliligini gün isildayana kadar sürdürmelidir..


kaşık: bir çok efendinin ve hatta paşanin bu munasebet yontemini soylerken belini sakatladiklari tophane kahvelerinde anlatila gelen muhabbetlerin basinda gelir. hatta sadrazam efendimizin billurunu bu munasebet sirasinda sakatladigi, sadrazamin billuru gibi sakatlanmasi zor olan bir şeyin sakatlanmasi sayesinde bu pozisyonun rea arasinda "günah" olarak bilinmesine yol acmistir..

yine de ecnebiler arasinda Priştineli Bitli Kirkor efendinin teblig etmesi üzerine bu pozisyonun şöyle oldugunu anlatabilirim..

beyfendi beline bir yastik destegi koyarak bir divan a oturur.. yastik destegi en mühim noktadir ki unutulmasi takdirinde bel sakatlanmalarina neden olunabilir. hatun kisi de sanki orada beyi yokmuscasina divana oturmak isteyecek fakat orada beyi oldugu icin yine leg-go lar gibi kenetlenecektir. bundan sonrasi tamamen er kisinin sihhatine ve bel kuvvetine kalmistir.. cok gücsüz olan bir er kisi zevcesini ancak gidiklayacak cok güclü olan bir er kisi ise tavana yapistiracaktir.. kaldi ki galatali bankerlerden dombili izak efendinin kadini kocasinin cok calismasindan yakinarak kölesi cabbar ile iliskiye girmis olay kadinin tavana yapismasi ile meydana cikmis ve izak efendi galata esrafinda barinamamistir..


arkadan münasebet: adinin duyuldugunda bile bir cok zevcenin "oy" diyebilecegi bir teknik-i ala idir.. kayserili tas firin cirak oglanlarinin bulup gelistirdikleri bu yontem ile degisik hadiseler vuku bulabilir..

tipki kedi ve kopek durusundaki gibi duran hatun kisiye erk kisi bu kez hak yolundan degil de diger yoldan duhul etmek isteyecektir.. fakat yaradilisimizda gozlenen hadise oteki tarafta olmadigi icin zeytin yagi kullanilmasi, bu hadiseyi yapmadan evvel özellikle giritten getirilen zeytin yaginin erkegin malafatina sürülmesinde yarar oldugu ulema tarafindan ortak gorustur..

kör sünnetci yorgo efendinin sihhiye üzerine verdigi ögütlerini yerine getirmek isteyen 22. ortadan 3 yeniceri bu yöntemi dinledikten sonra kendi zekerlerini kesmisler ve zürriyetlerinden olmuslardir. bu da tarihimizdeki aci olaylardan biridir..



kedi köpek duruşu: mart aylarinda kuduran deliren kedilerin icat ettigi soylenen bu pozisyon yücelerin yücesi rabbulaleminin "biz sizi dünyaya uyasiniz, ordaki incelikleri tadasiniz diye yarattik" cümlesinden yola cikilarak uydurulmustur.. Vakanüvis Şaşı İkram Efendi "Kevaşifü'l Melanet ve Habaset" baslikli eserinde bu durustan soyle bahseder..

"her kim ki kedi koperkler gibi münasebete girmek ister o zaman hatun kişi elleri ve ayaklari yerde olmak surati ile ve bilhassa yeni dogan bebeklerin yürümeye heves etmeleri gibi durur.. er kisi arkadan sevkat ile yaklasip bir kez "lil laf-i ahad velemyekülen ve salavati" diyip ve bismillah diyip bel hareketi ile zekerini hatun kisiye zekr ederse mutlu bir izdivaclari olur"



dokuz alti (96): dokuz alti verilen bu duruma rumi cemiyetinde altmis dokuz dirler. rabbulaleminin yemek yememiz icin verdigi agizlari munasebette kullanmamizi saglamasi yonunden caiz oldugunu düsünmüyorum ben.. zaten bu vaka hakkinda abdullah hamdi celebi "femedi'ni kül hasane ve fa'tedü ma'teda aleyküm" diye beyanat vermistir..

velhasil bu hareket beyfendinin tenasul organini hanfendinin agzina gelecek sekilde uzanmasi ve o durumda hanfendinin de kendi tenasul organini beyfendinin agzina gelecek sekilde uzanmasi ile olusur.. sihhat acisindan hanfendinin yukarda olmasi daha uygundur. hanfendi "aman bey" dedigi noktada er kisinin aman etmesi durmasi vaciptir..

6.21.2007

kötü sincap mehmet emin




mehmet emin siradan bir gün yasayip dünyayi kurtarma planlari yapmaktadir.. birden aklina inanilmaz bir fikir gelir...

6.10.2007

yaz tatilinde ne yaptım veya yapacagim

finallerim onumde bir dev gibi dururken yaz tatili hayalleri kuruyorum. ilkokullar tatile girmisler ona da ayrica tav oldum. fakat yayayekokojambo'nun dev bir hizmeti olacak.. "yaz tatilinde ne yaptim konulu kompozisyonlar nasil yazilir el kitabi"

yahu feci tav bir seydir bu kompozisyonlar. gerçekten. kücükken elimizi tutan olmadigi icin simdi birilerinin elinden tutma istegi duyuyorum..

GİRİŞ:

Giriş bölümü neredeyse yazınızın en önemli bölümü olacaktir.. eğer şahane bir giriş bölümü yazabilirseniz ögretmeniniz kompozisyonun geri kalanini okumayacak sadece bu bölümü okuyup notu basip gidecektir. onun icin giris bölümü hayat memat değeri taşır..

ben örnek yazayim sizin için

"Bu yaz annem babam ve abimle birlikte antalya'ya makbule teyzemlerin yanina gittik. Sonra biz denize gittik annem teyzemin yanında kaldı. Makbule teyze anneannim kardeşi. Babam bizi deniz müzesine götürdü. Orada köpek balığı gördük. Sonra denize gittik. Abim gerçek bir köpek balığı ile tanıştı. Bu hayatimda yasadigim en iyi yaz tatiliydi" mustafa (8)

bu son cümle ozellikle kilit nokta.. 8 yasindaki bir picin hayatinda kac yaz gordugunu ve hangisinin en iyi oldugunu bildigini kimse irdelemeyecektir..

GELİŞME:

Eğer bu noktaya kadar hala yazınızı okuyorlarsa boka battığınızın resmidir.. Artık her satırı ayrı ayrı detaylı yazmalı bir şekilde makbule teyzenizin takma dişlerinin üzerine oturmasi ve bulamaması dişlerini ararken poposuna yapismis olarak gormeniz gibi mükemmel eğlenceli seyleri ayrintisi ile yazmalisiniz.. ama bunlari yazmak için daha genc oldugunuzdan kısa anlamsız cümleler ile konuyu bağlayin;

"Sonunda denize gittik. Sahilde oturduk ve kumdan kale yaptık. Abim denizde bir balık gördü. Onun yunus oldugunu ve yunusların en yakin dostlarimiz oldugunu söyledi. Abim onunla tanışmaya gitti. Bir köpek balığı oldugunu deniz köpürük kırmıziya dondugunde anladim. Sonra hastaneye gitmek zorunda kaldik. Babam sonra beni aksam sahilden aldi. Küresel ısınma köpek balıklarını buraya kadar getiriyormus. Babam öyle söyledi. Bu beni çok üzdü"

bu kesinlikle mükemmeldir. ögretmenler duygularinizi belirttiginiz yazilara gercekten bayilirlar.. delirirler kudururlar, anlinizdan öperler.. Ve farkettiyseniz kısa cümleler sizin dil bilgisi yanlislari yapmanizi engelliyorlar..

SONUÇ:

Tamam şimdi size diger cocuklara okulda ogretilmeyen bir seyi ogretecegim.. ilk paragrafi alip aynen kopyalayin.. kimse anlamayacaktir.. zaten buraya kadar geldiyse coktan ilk paragrafı unutmustur..

"Bu yaz annem babam ve abimle birlikte antalya'ya makbule teyzemlerin yanina gittik. Sonra biz denize gittik annem teyzemin yanında kaldı. Makbule teyze anneannim kardeşi. Babam bizi deniz müzesine götürdü. Orada köpek balığı gördük. Sonra denize gittik. Abim gerçek bir köpek balığı ile tanıştı. Bu hayatimda yasadigim en iyi yaz tatiliydi"

Bir sonraki makalede bu yazdiginiz kompozisyonun nasil sunulacagi hakkinda bilgi verecegim. simdilik biraz dinlenmeliyim..

6.07.2007

arabesk izdirabim oldu


ben anlamiyorum bu arabeskcilerin özlemini arkadasim.. yahu kizlarla olamiyorsan bir sekilde etmiyorsan uzaklasirsin kendini işine verirsin. ne bileyim kendini gelistirirsin ondan sonra tekrar sansini denersin. ama yok paso bir ask acisi paso bir ask özlemi.. ulan bir aseksüel ol be bir "olmuyor anasini satayim bundan sonra benim en iyi sevgilim elim de be", "gay felan olucam artik amaaa" diye gel koş.. ama yok hala bir kadin özlemi hala bir sey.. sanki bunlar dunyalarinda sevgilileri olmazsa mahf olucaklarmis, dünyalari yikilicakmis gibi.. her neyse..







Bir de bir sekilde orhan gencebaydan korkuyorum. sadece kasli kollari olmasi yüzünden degil şu şekilde sözler yazabilecek kadar manyak oldugu icin;

"ben topragin signesinde insan denilen bir canim
hem düsünür hem severim budur tastan farkli yanim
her maddenin zerresini bedenimde tasiyorsam
ben ne bir tas ne bir agaç, insanligimla insanim..."
lan nasil bir delilik nasil bir manyaklik hangi kafa ile yazdin bu sozleri.. yandaki fotoya gülüyorum bu arada yazarken.. özellikle ceylanin tipini skeyim cok afedersiniz.. bas parmagini agzina almis bir de. arabesk düstürü ile yakisiyor mu ablacim o parmak? arabeskci emer mi bas parmagini? yazik cok yazik.. müzigimiz bir dönem kimlere emanet olmus..

6.06.2007

kilolarimizdan başka bir şeyimiz yok

eski dostum çalı sakal karl in cok sevdigim bir sözü vardi "zincirlerimizden başka kiracak bir şeyimiz yok" diye.. fakat keser döndü sap döndü gün geldi devran döndü kaybedecek yeni şeyler edindik.. bunlarin basinda da alenen kilolar gelmekte. hangi arada gelip yerlestirtigini bilmedigim bu "alçak" kilolar sayesinde cok insan ekmek yiyor dostlarim. "abim canim abi kilo verdirteyim be abim" cingeneliginde bir sürü insan dolaniyor etrafta. hesapta biz kilo vericez sonrasinda arkadaslara da "ah mon dieu harikasin kilo verdim al bu da para çorba alirsin" diyecegiz.. Yer mi lan anadolu cocugu bu numaralari!! Yer mi lan delikanli adam tiriviri dietleri..

her neyse nete girdim diet bakiyordum ki alttaki mükemmel şeyle karşılaştım;



şahsim adina diet suyu bulan dingili anlindan opmek istiyorum.. bu nasil bir girisimcilik nasil bir insanlarin paralarini sögüslemek icin herseyi yaparimcilik.. lanetler olsun kapitalist dünya düzeninine.. yeter artik söz milletin !! fakirin kilolari zenginin suratina balyoz gibi inecek.. (sosyalist söylemlerim burada tükendi)

6.05.2007

gençlerimizi zehirleyen romantik komedi tacirleri

su sinema sektorunde sinirim bir seye bozuluyorsa bu da romantik komedilerdir. nefret ediyorum ama bir şekilde izlemekten de geri kalmıyorum.. bir nevi bagimlilik bir nevi zararli. üzülüyorum yahu agliyorum durduk yere. dahası sevgili sahibi olasim geliyor dertsiz başa dert ariyorum. hic hos degil. bugun romantik komedi sektoru varsa kapitalizme hizmet etmek icin vardir arkadas.. daha cok hediye satalim efendim ne bileyim daha fazla gül satalim sevgililer gününde ciroya ciro demeyelim mantigi gütmektedir.. olan yine cocuklara olmaktadir..

her neyse. benim sevgilisi olmayanlara yonelik bir bulusum var.. o da;



tak koyuyoruz bu dalgayi filmlerin basina o zaman anliyoruz ki "bu film sevgili ile seyredilir" bosu bosuna izlemiyor aglamiyoruz veya filmin sonunda ellerimizi yana acip "ipneleeeer" diye bagirmiyoruz.. ben rtükten bunu istiyorum.. kirk yilin basi (yalan olmasin gecenlerde back to the future yayinlansin cuma günü diye telefon actim) bir sey istedim onu yapin.. bakin simdi uygulanmis halini gostericem;



soldaki fotoda ne kadar mutsuz ve sagdaki fotoda ne kadar mutlu olduklarini gorebiliyorsunuz sanirim.. işte ben romantik filmlerin boyle olmasini istiyorum..

ha olmadi diyelim o zaman kendimizi avutmanin yollari var. bir kere bu filmlerde yapilan serefsizlikler bir sekilde güzel lanse ediliyor.. mesela love actually de hayatimda bir arkadasimin bana yapabilecegi en büyük serefsizliklerden biri sergileniyor "karima asik olmasi" ve bunu "aman tanraaaam gercek ask" seklinde izliyoruz. olur mu lan "yarrak kari mi kalmadi sana" demezler mi? cok kizdim bakin. türke gelmiyor boyle seyler akdenizliye gelmiyor.. ben keira sanirim o karinin da agzinza sicayim ayriyeten. madem baskasina gonul verebiliyorsun niye evleniyorsun be hey saskin..



ahanda fotografini da koydum rezil ettim got oglanini . bunlar romantiklik kisvesi altinda zina yapsinlar ne bileyim yakin arkadasinin sevgilisini ayartsinlar biz de "aman ne romantik" diyip izleyelim salya sumuk.. yok arkadasim.. yok kardesim.. hugh grant bizden özür dilemeli.. bu yapilan serefsizliklare, ipneliklere bir son verilmeli.. "hugh gran özür dile!!"